İlk Tedavi Türü Masaj


İlk-Tedavi-Türü-Masaj

M.Ö. Tedavi Yöntemi: Masaj


Tıp biliminin atası olarakta bilinen Hipokrat, ilk tedavi çeşidinin masaj olduğunu belirtmiştir. Eski zamanlardan beri bir yere çarptığımız veya ağrıyan herhangi bir alanı ya da uzvumuzu hemen elimiz ile ovalarız. Bu sayede temel masaj hareketlerini dışarıdan herhangi bir yardım almaya gerek duymadan öğreniriz. Vücudumuzun dış tarafı ve eklemlerimiz kas dokusuyla örtülmüştür. Bu kaslar gündelik yaşantımıza devam etmemizi sağlar ve her durumda da çalışabilirler. Bu sebeple uzun süreli yanlış duruşlarda, pozisyonlarda bulunmamız ya da bazı bölgelerimizi aşırı yormamız gibi bazı temel sebeplerden dolayı kaslarımızda istenmeyen ağrılara yol açabilmektedir.


Genel olarak gündelik yaşanan ve ilk başlarda fazla önemsenilmeyen bu problemler ilerleyen yaşlarda, zamanlarda daha ciddi sıkıntılar görülme sıklığını artırırken, rahatça hareket etme kabiliyetini de giderek azaltır. Bu gibi problemlere çözüm olarak masaj tarihteki ilk zamanlardan beri etkili bir biçimde kullanılmaktadır. Özellikle de gençlerin yaptığı çeşitli fiziksel aktivitelerde ya da masaj başı işlerdeki çalışma duruşları, pozisyonları uzun süreli olduğu zamanlarda bazı kas ağrılarının yaşanması da kaçınılmaz olur. Bu durum yalnızca gençlerde değil çocuklarda pek çok nedene bağlı olarak da görülebilir. Bebeklerde kas alanlarında, bölgelerinde herhangi bir tutulma olmamasına karşın onların eklem ve sinir bölgelerindeki kasların gelişimi adına masaj yapılabilmektedir.



Kas ağrılarının en iyi ve en etkili tedavi yöntemlerinden birisi de masajdır. Masaj esnasında beyin endomorfin ve serotonin hormonlarını salgılar. Serotonin vücudun, bedenin rahatlayıp normal seviyesinin, düzeyinin yükselmesini sağlarken, endomorfin ise ağrıların azalıp yok olmasında etkili olmaktadır. Serotonin hormonunun artışı vücudun, bedenin enerjik omasını sağlarken eksikliğinde ise depresyon ve obezite riskini ortaya çıkartır. Masaj, gerilip sertleşmiş olan kasları yumuşatırken ödemi de giderir ve kas ağrılarını düzeltir. Bu etki, biriken sıvıların lenf dolaşımına kolayca aktarılarak ödemin çözülmesine ve kas bölgelerindeki, alanlarındaki kan dolaşımının arttırılmasına, bu da kanda birikmiş olan laktik-pürivik asit ve histamin gibi metabolizma artıklarının dolaşıma verilmesi ile ortaya çıkar.

Masaj her çeşit kas ağrılarında uygulanabilir. Bunun yanı sıra kaslardan kaynaklı rahatsızlıklarda ilaç tedavisiyle birlikte yapılan masajlar iyileşme sürecini hızlandırır. Özellikle kol ve bacak alanlarında yaşanan kemik kırılmaları neticesinde uzun zaman alçı içinde kalan uzuvlar iyileştikten sonra uygulanan masajlarla tekrar eski gücüne kavuşmayı da sağlar.


Fıtık ameliyatları sonrasında fizik tedavi ve masaj uygulamaları oldukça yararlıdır. Yatalak hastalarda ya da balgam çıkaramayan bireylerde sırt bölgesine vurularak akciğere masaj yapılır ve balgamın kolayca sökülmesi sağlanır. Masaj yalnızca kas gevşemesine değil, kas gerginliğine de yararlı olur. Kan dolaşımını ve solunum hızının düzenlenmesine katkıda bulunan masaj bağışıklık sisteminin de güçlenmesinde katkıda bulunur. Bebeklerin rahat ve kaliteli uyku uyumasını sağlar. Büyüme hormonu uykuda salgıılandığından bebeklerde uyku düzeni ve bunun sağlanması adına masaj uygulamaları oldukça önem kazanır.

Masaj, istenilen herhangi bir zamanda uygulanabilir, yemek yemesini yeni bitirmiş ve karnını iyice doyurmuş bir birey yaptıracağı veya kendisine uygulayacağı masajdan rahatsızlık duyabilir. Hamam ve saunalarda sıcakla birlikte gevşeyen kaslara yapılan masaj daha faydalı ve daha etkilidir. Masajlar felçli olanlara, otistik ve spastik çocuklara da iyi gelmektedir. Onların hem ruhsal hem de fiziksel gelişimine önemli ölçüde katkı sağlar.