Sonbahar’a Ayurvedik Yaklaşım


Sonbahar’a-Ayurvedik-Yaklaşım

Sıcak, enerjik ve güneşli yaz günlerinden geçiş yapılan sonbahara uyumlanma süreci çoğunlukla sıkıntılı geçer. Özellikle de son dönemde küresel ısınmaya bağlı terliklerden, botlara bir günde geçtiğimiz iklim şartları ile beraber, bedenimizin dışarıdaki koşullara ayak uydurmada zorlanıyor olması çok muhtemel. Bu nedenden doğa ile denge içinde olmanın önemini yaklaşık beş bin yıldır vurgulamakta olan yaşam bilimi Ayurveda’nın tavsiyelerini dinlemek ve uygulamak için iyi bir zaman olabilir.


Ayurveda’ya göre insan ve doğa arasında çok temel bir ilişki bulunur. Beden tiplerimiz doğada var olan beş element (boşluk, hava, su, ateş ve toprak) ile ilişkilendirilerek değerlendirilir. Bu elementler bir araya gelerek bazı metabolik eğilimler ortaya çıkarır. Varoluşun her yerinde etkisini gördüğümüz bu eğilimler üzerinde mevsimlerin de etkisi vardır.

Boşluk ve hava elementi birleşerek üç temel metabolik eğiliminden biri olan Vata’yı oluşturur. Sonbahar mevsiminde Vata dosha hakimdir. Sonbahar kuru, rüzgarlı, hafif ve serindir. Yapraklar kurur, hafifler ve yayılır. Yaprakları dökülen ağaçlar boş kalır. Boşluk ve Hava’nın oluşturduğu Vata tipi de hafif, kuru, soğuk, ince, yayılan özelliklere sahiptir. Ayurveda’nın benzerler birbirini arttırır prensibinden yola çıkarak, karşıt özellikleri günlük rutinler, beslenme ve yoga pratikleri yardımı ile gündelik yaşama dahil ederek dengelemeniz mümkün olabilir.



Beslenme


Beslenme alışkanlıklarını ele alacak olursak sıcak havalarda tüketilen soğuk içecekler, serin salatalar yerine daha da kurunun tersine daha yağlı, soğuğun tersinde daha da sıcak, sert yerine de daha yumuşak besinleri tüketmek dengelemede yardımcı olacaktır. Özellikle de bedende hava elementinin bağırsaklardaki gazlarda da gözlemlenebildiğinde yola çıkarak sindirimi zayıf ve gaz sorunu yaşayan bireylerin özellikle de beslenmesine dikkat etmesi ve sindirimi kolay olan ılık lapalar, pişirilmiş yiyecekler ve çorbalar tüketmeleri yararlı olabilir. Ayurveda da hafiflik ve boşluk özelliklerini taşıyan Vata sezonunda uzun süre aç kalmak ya da oruç hali hazırda vata tipi olan bireylerde bu dönemlerde ekstra stres yaratabilir.

Rutinler


Soğuk ve kuru havaların başlaması ile birlikte ciltte yavaş yavaş nemini kaybedip, kurumaya başlar. Besinler yardımı ile içsel neme yardımcı olmak, dışarıdan da destek olarak yağ masajı uygulamak iyi bir yöntem olacaktır. Banyo, duş rutinine yağ masajı eklemek başta zahmetli olarak görülebilir fakat uygulayıp farkı gördükten sonra eziyet olmaktan çıkacaktır. Boşluk elementinin, psikolojik olarak boşluk, huzur, özgürlük, farkındalık hissi yaratırken dengesizleştiğinde depresiflik, yalnızlık ve insanlardan uzaklaşmaya neden olduğu söylenir. En büyük organımız olan deri vasıtası ile dengesiz ya da dengesizleşmeye meyilli olan durumu uyumlu hale getirebilmek mümkün olabilir.


Pratikler


Ayurveda aklın ve bedenin şifası, saflaştırılması adına çalışır, yoga ise saflaşmış olan bir beden ve akla dayanan kendini bilmeyi amaçlar. Bu sebeple yoganın temeli Ayurveda ve Ayurveda’nın meyvesi yoga olmalıdır şeklinde bir genelleme de yapılmaktadır. Ayurvedik yoga çalışmaları çok fazla kişiye özel olsa da hem devamlı hızlı ve hareketli geçmekte olan şehir yaşantısının ve değişken, rüzgarlı geçen Vata sezonu sonbahar ile birlikte çoğu kişide bir parça Vata dengesizliği görmekte mümkün olabilir. Hareket prensibi olan Vata’nın değişken, yayılan, hızlı niteliklerini daha akışkan, köklendirici, ritimli ve sakinleştirici bir pratiğe yönelmesi de önerilir. Yoga’nın özünü yansıtmakta olan hareketin nefes ile uyumlu bir şekilde yapılması, hızlı tempodaki Vata’yı yatıştırmada en önemle vurgulanan tavsiyelerden de biridir.